20 Aralık 2017

Öğrenilmiş İkiyüzlülük

2013'te Gezi Olayları'nda ve 2016'ta 15 Temmuz Darbe Girişimi'nde bizzat meydanlarda bulunmuş birisi olarak bu satırları yazıyorum.

Aman kimsenin acısını karşılaştırmayalım, aman genelleme yapmayalım diye diye her şeyin üstü örtülür oldu. Berkin Elvan öldüğünde 14 yaşında bir çocuğun öldürüldüğüne şahit olduk. Ama sadece Erdoğan'a muhalif olanların sesi
çıktı. Dünyanın birçok yerinde sürekli çocuklar öldürülüyor, bunu kanıksamamız gerekmese bile gerçek bu ve bu böyle devam edecek. Trabzon'da Eren Bülbül PKK tarafından öldürüldüğünde yine belirli bir kesimin sesi çıktı, diğerleri ya görmezden geldi, ya ilgilenmedi ya da sessiz kaldı. Suriye'de çocuklar öldürülüyor, en acısı belirli bir kesimin sesi çıkıyordu artık o da çıkmıyor. Bazı kesimler başından beri görmezden geliyordu, bazı kesimler öldürülen çocuklar ile ilgili şakalar yapıp Esad'a methiyeler düzüyordu. Filistin'de çocuklar yıllardır öldürülüyor. Yine belirli kesimler bazılarına çok hassas bazı olaylara karşı da olmamış gibi davranıyor.

"İnsanlar hangi dünyaya kulak kesilmişse ötekine sağır"


Bu bazı "kesim"lere bir isim takmıyorum çünkü ortada eskiden 'sağcılar-solcular'da olduğu gibi net bir ayrışma yok, bir çok farklı kesim var ve bu kesimlerin birkaçında olabilecek birçok insan var. Nitekim Türkiye'de yaşayan insanlar az çok bu soyut kesimlerden haberdar.

Bir çocuk öldürüldüğünde onun ailesinin tuttuğu tarafa bakıp duyarlı olup olmayacağımıza, ona üzülüp üzülmeyeceğimize karar veriyoruz. İkinci Dünya Savaşı'nda binlerce Yahudi çocuk düşünmesinin bile rahatsızlık verdiği biçimlerde öldürüldü, ama Müslümanlar onların hakkını savunmayacak, onlar için sesini çıkarmayacak. Çünkü o ölen masum bir çocuk değil, o ölen çocuk farklı ideolojiden bir insan, o yüzden ölmeli. Ya da ölmemesi için ses çıkarılmaz, mücadele verilmez.

Her kesimin acısı farklı, duyarı farklı, hassas olduğu konular farklı. Her insan sosyal çevresine; ailesine, arkadaşlarına, ayak üstü muhabbet ettiği insanlara ya da mecburen muhatap olduğu insanlara kendi imajını gösterdiği kadar var. Her insan kendi çevresindeki insanların beklentilerini karşılayacak şekilde duyarlılık gösteriyor. Ölen bir insan için üzülürken gerçekten üzüldüğümüz için mi üzülüyoruz yoksa birilerine bir şeyler göstermek için mi bunu yapıyoruz? Burada Hristiyanlar öldürüldüğünde bütün dünya ayağa kalkıyor ama Müslümanlar öldürüldüğünde neden kimsenin sesi çıkmıyor benzeri bir karşılaştırma yapmıyorum. Bu uluslararası ikiyüzlülük zaten alışageldiğimiz bir durum. Zaten hipokrasi, bigotry, ikiyüzlülük, riya ve benzerleri birileri yüzümüze çarpana kadar hepimizde az buçuk mevcut. Hepimiz işimize geldiği kadarıyla bir şeylere üzülüyoruz, bir şeyleri de görmezden geliyoruz. İnsanların bizden duymak isteyeceği şeyleri dile getirerek ya da getirmeyerek kendimizi ifade ediyoruz, sonucunda ise parçası olduğumuz sosyal çevremizi tatmin etmiş bulunuyoruz. Böylece sevdiğimiz ya da bizi sevmesini, saymasını istediğimiz kimse bize yan gözle bakmıyor.

"Hristiyanlar öldürüldüğünde bütün dünya ayağa kalkıyor ama Müslümanlar öldürüldüğünde neden kimsenin sesi çıkmıyor" konusunda dünyadaki medya gücünü elinde tutan kitleler tarafından bilinçli bir şekilde Müslümanların ölümünün çok gündeme getirilmediğini biliyoruz. Ama Türkiye'de mevcut hükümet medya gücünü kullanarak yaptığı yanlışların üzerini örtüyor, insanları bir yerlere yönlendiriyor, "algı operasyonları" yapıyorsa ve hükümeti destekleyen bilinçli insanlar buna ses çıkarmıyorsa burada da bir sorun var.

Gel gelelim insanlık tarihinde eskilerden beri mevcut olan "Taraf olmazsan bertaraf olursun" düşüncesi temelinde kendisinden olmayanı, kendisi gibi düşünmeyeni yok etmek üzerine kurulu bir anlayış. Bu belki insanın doğasında var, belki dünyanın sonuna kadar değişmeyecek ve böyle devam edecek. Varsın öyle olsun. Ben bir ülkenin sınırı için, para için, gelip geçici şeyler için kimseyi öldürmekten, ya da birilerinin hırsları, amaçları için ölmekten yana değilim. Biri hakkım olana saldırırsa o başka. Bana göre doğru olan, taraf olunacaksa her türlü haksızlığa, her kesimden insanın "çocuklarının öldürülmesine" karşı ses çıkarmaktan yana olmak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder